Etiket: sungurlu fatih başak köşe yazısı

Sahi! Biz nerede hata yaptık?

Vefa semtinde boza içerken gerçek manada vefayı unuttuk. Yola çıktıklarımızı yolda bulduklarımızla değiştirmeyi tercih ettik.

Gizli hastalığımız: Mikroırkçılık

Bu yazıyı yazmadan önce onlarca derneğin, vâkıfın, çeşitli teşekküllerin tüzüklerini inceledim. Özellikle de “Amaçlar” başlığını okudum. Tüzüğünü incelediğim dernek, vakıfların hemen hemen hepsinin genel amaçları aynı cümlelerden oluşuyor. Ülkenin ya da bölgelerinin sosyal ve kültürel sorunlarına; ilgili kurumlarla irtibat kurarak çözüm bulmak, kültür mirasını, örf ve adetlerini yaşatmak gibi genel amaçlar doğrultusunda hepsi de hemfikir.

Hani kolaylaştırıp, zorlaştırmayacaktık?

Bu haftaki yazımda anlatacağım konu günlük hayatta çok sık rastladığımız olaylardan. Belki de maalesef normal gördüğümüz ve daha da kötüsü normalleştirdiğimiz olaylardan.

Nisyan ve ihanet

Ülkemiz yanıyor, ciğerlerimiz yanıyor. Akıllarımız, zihinlerimiz yanıyor. Nefes alamaz olduk. Sadece geçen yıl iki günde ülkemizin 21 ilinde 90 dan fazla yangın aynı gün içerisinde çıktı ve bizler televizyonun karşısında sadece izledik.

Mesleklerin itibarsızlaştırılması

Bu ülkede herkes her konuda konuşmayı çok seviyor. Özellikle siyaset, eğitim ve din konusunda bu ülkede herkes uzmandır (!). İşin garip tarafı da mesleğinin dışında uzmanlık taslayanların sayısı bir hayli fazla. Bu uzmanlık taslayanlar alanı dışında yorum yapmasından kaynaklanan güven kaybı ile birlikte kendi mesleklerinde de itibar kaybetmektedirler.

Yeni yaşam alanlarımız

Dedelerimizin babalarımızın yaşadıkları topraklardan uzaklaşalı çok oldu. Daha rahat, daha güvenilir düşündüğümüz, her şeyi elimizin altında bulabileceğimiz yerler ararken büyük şehirlerde kaim kıldık. Kırsal yaşanma oranı, şehirde yaşanma oranının çok ilerisinde iken günümüzde çok gerilere düştü. Bu durum, bazı kesimlerce gelişmişliğin göstergesi olarak kabul edildi.

Okçular tepesi

Biliyorsunuzdur Müslümanlar, Peygamber Efendimiz zamanında Uhud’da yenilgiye uğramışlardı. Yenilginin sebebi de Uhud Dağı’nı sakın terk etmeyin emrine rağmen zafer sarhoşluğuna kapılan sahabelerin burayı terk etmesiydi.

Mum erirken

Mum, paraf denilen kısmı eriyerek sıvı hale gelen ve içindeki ipi dik tutmak için kullanılan bir kimyasaldır. Mumu eriten ateştir. Ancak erimesini sağlayan kendi bünyesinde barındırdığı iptir. İp kendisini barındıran mumu eritirken, etrafına da ışık verir. İp sayesinde ateş yanmaya devam eder. Böylelikle de mumun erimesi devam eder.

Neyin mezuniyeti

Milli Eğitim Bakanlığı eğitim öğretim başlamadan çok önceden eğitim öğretim yılına ait çalışma takvimini yayınlar. 2021-2022 eğitim öğretim yılı takvimine göre okullar 6 Eylül 2021 de açıldı. 17 Haziran 2022 tarihinde kapanacak.

Büyük devlet olmak

Büyük devlet olmak kolay değildir. Önce büyük düşünmek gerekir. Büyük düşünmeyi de tek taraflı yapamazsınız. İktidarı ile muhalefeti ile Sivil toplum kuruluşları ile birlikte yapabilirsiniz. Hatta bu toplumun bireylerinin dahi aynı düşüncede olmasa ile gerçekleşebilir.

Hava Durumu

Sungurlu, TR
açık
22 ° C
22 °
22 °
54 %
1.8kmh
2 %
Pts
35 °
Sal
32 °
Çar
33 °
Per
33 °
Cum
32 °

Köşe Yazıları

Sahi! Biz nerede hata yaptık?

Vefa semtinde boza içerken gerçek manada vefayı unuttuk. Yola çıktıklarımızı yolda bulduklarımızla değiştirmeyi tercih ettik.

Yeniden başlamak için: FORMATLAMAK

İki yıla yakındır yazılar yazıyorum. Yazdığım yazıların büyük çoğunluğunda adalet ve güzel ahlaktan bahsederken bunlarla ilgili güzel örnekler vermeye gayret ettim. Adalet ve güzel ahlak tüm insanlarda özelde Müslümanlarda hassaten olması gereken özelliklerin başında yer almaktadır.

Gizli hastalığımız: Mikroırkçılık

Bu yazıyı yazmadan önce onlarca derneğin, vâkıfın, çeşitli teşekküllerin tüzüklerini inceledim. Özellikle de “Amaçlar” başlığını okudum. Tüzüğünü incelediğim dernek, vakıfların hemen hemen hepsinin genel amaçları aynı cümlelerden oluşuyor. Ülkenin ya da bölgelerinin sosyal ve kültürel sorunlarına; ilgili kurumlarla irtibat kurarak çözüm bulmak, kültür mirasını, örf ve adetlerini yaşatmak gibi genel amaçlar doğrultusunda hepsi de hemfikir.

Hani kolaylaştırıp, zorlaştırmayacaktık?

Bu haftaki yazımda anlatacağım konu günlük hayatta çok sık rastladığımız olaylardan. Belki de maalesef normal gördüğümüz ve daha da kötüsü normalleştirdiğimiz olaylardan.

Nisyan ve ihanet

Ülkemiz yanıyor, ciğerlerimiz yanıyor. Akıllarımız, zihinlerimiz yanıyor. Nefes alamaz olduk. Sadece geçen yıl iki günde ülkemizin 21 ilinde 90 dan fazla yangın aynı gün içerisinde çıktı ve bizler televizyonun karşısında sadece izledik.