Etiket: sungurlu fatih başak köşe yazısı

Duruşu olmalı insanın

Nerede olduğu ve nasıl durduğu, hangi amaçla nerede ve nasıl durması gerektiğini neyi savunduğunu, neyi savunması gerektiğini bilecek karaktere ve kişiliğe sahip, sağlam bir duruşu olmalı insanın...

Bu MEKTUP sizin

Günümüz çağında çocuklarımıza alfabenin değişik harfleri ile isim verdiğimiz bir çağda yaşıyoruz. Tüm suçu eğitime atmaktan ya da akran çevresini suçlamaktan öte gitmediğimiz bir anlayış içerisinde olduk. Öğretmenlerin öğrencilerine yaptığı uyarılar, yirmi yıl sonra da değişmemişse bir yerlerde problem olduğu daha doğrusu bilemediğimiz/tesbit edemediğimiz problemlerin devam ettiğidir. Yirmi yıl önce suçladığımız çocuklar anne/baba oldular ve bu defa aynı suçlamaları onların çocuklarına da yapmaya devam ediyoruz.

Kendi kuyusunu kendi kazmak

“Kendi kuyusunu kendi kazmak” deyimi toplumumuzda oldukça sık kullanılır. Kendine zarar verecek davranışta bulunmak anlamına gelen bu deyimi bir yorum katarak...

Dedim ve sustum

Üç yılı geçmiş. Hayatın bir ağacın altında gölgelenecek kadar kısa olduğunu daha iyi anladım bu iki buçuk yılda. Bir işle meşgul olmasam da zamanın su gibi akıp gittiğini çok iyi anladım. Çocukluğumdan bu tarafa en verimsiz, hareketsiz, bereketsiz, etkinliklerden ve insanlardan uzak kaldığım böyle iki buçuk yılım hiç olmamıştı. İnsanlardan uzak oluşumda elbette ki pandeminin etkisi var.

YORUM sizin

Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamalarına ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları. Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye… Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları…

Hayaller, hayallerin önüne geçerse

Bazı yörelerde ilginç bir adet vardır. Yeni doğmuş ve emeklemeye başlamış çocuğun birkaç metre ilerisine kitap, kalem, tesbih, maket arabalar, ilaç kutuları vb konurdu. Birkaç metreden bu eşyaları gören çocuk emeklemesini de hızlandırarak o tarafa da doğru hareket eder, o eşyalardan hangisini seçerse ileriki yıllarda da o mesleği seçeceğine inanılır. Mesela çocuk kalemi eline almışsa, “Benim oğlum/kızım öğretmen olacak” denirdi.

Sahi! Biz nerede hata yaptık?

Vefa semtinde boza içerken gerçek manada vefayı unuttuk. Yola çıktıklarımızı yolda bulduklarımızla değiştirmeyi tercih ettik.

Gizli hastalığımız: Mikroırkçılık

Bu yazıyı yazmadan önce onlarca derneğin, vâkıfın, çeşitli teşekküllerin tüzüklerini inceledim. Özellikle de “Amaçlar” başlığını okudum. Tüzüğünü incelediğim dernek, vakıfların hemen hemen hepsinin genel amaçları aynı cümlelerden oluşuyor. Ülkenin ya da bölgelerinin sosyal ve kültürel sorunlarına; ilgili kurumlarla irtibat kurarak çözüm bulmak, kültür mirasını, örf ve adetlerini yaşatmak gibi genel amaçlar doğrultusunda hepsi de hemfikir.

Hani kolaylaştırıp, zorlaştırmayacaktık?

Bu haftaki yazımda anlatacağım konu günlük hayatta çok sık rastladığımız olaylardan. Belki de maalesef normal gördüğümüz ve daha da kötüsü normalleştirdiğimiz olaylardan.

Nisyan ve ihanet

Ülkemiz yanıyor, ciğerlerimiz yanıyor. Akıllarımız, zihinlerimiz yanıyor. Nefes alamaz olduk. Sadece geçen yıl iki günde ülkemizin 21 ilinde 90 dan fazla yangın aynı gün içerisinde çıktı ve bizler televizyonun karşısında sadece izledik.

Hava Durumu

Sungurlu, TR
kapalı
19.5 ° C
19.5 °
19.5 °
32 %
1.4kmh
100 %
Cum
19 °
Cts
19 °
Paz
19 °
Pts
18 °
Sal
20 °

Köşe Yazıları

Duruşu olmalı insanın

Nerede olduğu ve nasıl durduğu, hangi amaçla nerede ve nasıl durması gerektiğini neyi savunduğunu, neyi savunması gerektiğini bilecek karaktere ve kişiliğe sahip, sağlam bir duruşu olmalı insanın...

Bu MEKTUP sizin

Günümüz çağında çocuklarımıza alfabenin değişik harfleri ile isim verdiğimiz bir çağda yaşıyoruz. Tüm suçu eğitime atmaktan ya da akran çevresini suçlamaktan öte gitmediğimiz bir anlayış içerisinde olduk. Öğretmenlerin öğrencilerine yaptığı uyarılar, yirmi yıl sonra da değişmemişse bir yerlerde problem olduğu daha doğrusu bilemediğimiz/tesbit edemediğimiz problemlerin devam ettiğidir. Yirmi yıl önce suçladığımız çocuklar anne/baba oldular ve bu defa aynı suçlamaları onların çocuklarına da yapmaya devam ediyoruz.

Kendi kuyusunu kendi kazmak

“Kendi kuyusunu kendi kazmak” deyimi toplumumuzda oldukça sık kullanılır. Kendine zarar verecek davranışta bulunmak anlamına gelen bu deyimi bir yorum katarak...

Dedim ve sustum

Üç yılı geçmiş. Hayatın bir ağacın altında gölgelenecek kadar kısa olduğunu daha iyi anladım bu iki buçuk yılda. Bir işle meşgul olmasam da zamanın su gibi akıp gittiğini çok iyi anladım. Çocukluğumdan bu tarafa en verimsiz, hareketsiz, bereketsiz, etkinliklerden ve insanlardan uzak kaldığım böyle iki buçuk yılım hiç olmamıştı. İnsanlardan uzak oluşumda elbette ki pandeminin etkisi var.

YORUM sizin

Eski zamanların birinde bir otlakta öküz sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamalarına ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazlarmış onları. Hemen her gün saldırırlarmış bu sürüye… Öküz dediğin öyle yabana atılır bir hayvan değil ki, bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini bilirlermiş o koca aslanları…